Çift Problemleri Nelerdir? İlişkilerde Problemler Oluşmasının Nedeni Nedir?
Çiftlerin kendi dinamikleri içerisinde yaşadığı sorunlar bireysel, çevresel, kültürel faktörlerden etkilenmektedir. Bu problemler aşağıda sıralanmaktadır;
İlk olarak ve en sık karşılaşılan problem “İletişim Problemi”dir. Bu problemin içeriğine daha yakından baktığımızda, çiftlerin birbirini dinleme ve anlama konusunda sorun yaşadıkları görülmektedir. Öte yandan, açık iletişim yerine pasif-agresif davranışlar sergiledikleri, birbirlerine küçümseyici ve aşağılayıcı bir dille yaklaştıkları, ilişkiyi yıkabilecek potansiyeli olan cümleler kurdukları gözlemlenmektedir.
Kültürümüz ile yakından ilişkili olan diğer başlık “Aile ve Akrabaların Müdahalesi”dir. Bu noktada, ailelere sınır çizilememesi ve eşlerden birinin veya ikisinin ailesine bağımlı olması en önemli sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çiftlerin yaşadığı diğer problem ise “Maddi Problem”lerdir. Çiftlerin elde ettiği maddi kazançları nasıl yönetecekleri ve kimin yöneteceği en önemli problemler arasındadır. Bununla birlikte, borçlar ve çiftlerden birinin veya her ikisinin de işsiz olması en sık karşılaşılan sorunlar arasındadır.
Ev içerisindeki “Roller ve Sorumlulukların Paylaşımı” da evliliklerdeki problemlerden biridir. Taraflardan birinin fazla veya az sorumluluk alması, çiftlerin her ikisini de olumsuz yönde etkilemektedir. Bununla birlikte, çocuk sahibi olan çiftlerde çocuğun bakımı ile ilgilenmek başka bir sorumluluk alanını ortaya çıkarmaktadır. Hem çocuğa karşı olan sorumluluklar hem de ebeveynlerin fikir ayrılığına düşmeleri farklı sorunlara sebebiyet vermektedir.
Çiftlerin birbirine karşı duyduğu “Güven”de zedelenme olması, evliliği direkt olarak etkileyen faktörlerden biridir. Daha önce aldatma olması, aşırı gizliliğin olması, partnerinin önceki ilişkilerini kıskanma ve aşırı uğraşı halinde olması gibi sorunlar evlilikte problemlerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.
Çiftlerin “Yakınlık Kurma” konusundan yaşadığı problemlerden de bahsetmek gerekmektedir. Bireylerin birbirlerine karşı olan fiziksel veya duygusal mesafeleri, ilişkiyi sessiz bir şekilde yaralamaktadır. Bununla birlikte, her bireyin sevgi dili veya sevgiyi gösterme şekli birbirinden farklıdır. Karşılıklı ihtiyaç çerçevesinde bu durum anlaşılmadığı ve gerektiği şekilde bir tutum alınmadığında çiftler arasında sorunlar ortaya çıkmaktadır.
Son olarak “Geçmiş Travmalar ve Bireysel Problemler” konusuna da değinmek kaçınılmazdır. Bireylerin yaşadığı negatif yaşam olayları veya psikolojik rahatsızlıkların evlilik üzerinde olumsuz etkisi olabilmektedir. Öte yandan, kişilerin önceki ilişkilerinden taşıdıkları duygusal yaralar iyileştirilmediği taktirde mevcut ilişkiye yansımaktadır.
Evliliklerde Sorunlar Ne Zaman Ortaya Çıkmaya Başlar?
Çiftler arasında yaşanan problemler bazı dönemlerden önce veya sonra ortaya çıkabilmektedir. Bunları şöyle sıralayabiliriz;
Evliliğin ilk 2 yılı içerisinde, özellikle balayı döneminin ardından ortaya çıkmaya başlar. Bu noktada, çiftlerin kendi uğraşı alanlarına dönmeleri (iş, okul vb.), beklentilerinin karşılanmaması, halihazırda sahip oldukları alışkanlıkların partneriyle uyuşmadığını fark ettiklerinde problemler ortaya çıkmaktadır.
Bir diğer önemli husus ise çocuk sahibi olduktan sonraki evredir. Burada çiftlerin rolleri değişmekte, anne-baba olmakta, birbirlerine karşı ilgileri azalmakta, fiziksel olarak yoğun ve yorucu dönemler geçirmekte ve cinsellikte azalma yaşamaktadırlar. Ayrıca, maddi zorluklar yaşanmaya başladığında problemler artmaktadır. Taşınma, iş kaybı, iş değişimi, borçlar gibi meselelerde sorumluluklar artar ve duygusal yükü taşımak zorlaşır.
Çift Sorunları için Çözüm Yolları Nelerdir?
- İletişimi güçlendirmek
- Problemden ziyade çözüme odaklanmak ve çözüm yollarını genişletmek
- Birlikte vakit geçirmek
- Geçmişte olan biteni konuşmak yerine günümüze odaklanmak
- Karşılıklı görevleri ve sorumlulukları belirlemek
- Bireysel terapi ile gelişim sağlamak
- Bireyin, hem eşine hem de kendisine yönelik farkındalığını artırması ve bakış açısını genişletmesi
- İlişki ve partnerle ilgili beklentilerin değişeceğini kabul etmek ve gerektiğinde değiştirmek için çabalamak
Çift Danışmanlığı Ne İşe Yarar?
Çift terapisi sadece problem yaşanıldığında başvurulması gereken profesyonel destek alanı değildir. Aynı zamanda, ilişki içerisinde sorun yaşamamasına rağmen daha güçlü bağ kurmak isteyen, önemli bir yaşam olayından önce nasıl başa çıkılması gerektiğine dair yardım arayışında olan ve hem yaşam kalitesi hem de ilişki kalitesini artırmak isteyen çiftler için de bir başvuru alanıdır.
Tüm bu bilgiler göz önüne alındığında çift danışmanlığı evlilik öncesinde, evlilik içerisinde veya ayrılma/boşanma süreci içerisinde profesyonel destek almak isteyen tüm bireyler için uygundur. Dolayısıyla çiftler için sağlıklı iletişim kurma, ilişki içerisinde yaşanan negatif yaşam olayını çözüme ulaştırma, partnerlerin birbirinin sevgi dili ile etkileşime girmesini sağlama, cinsellikle ilgili sorunların aşılmasında yardımcı olmayı sağlar.
Çift Terapisine Ne Zaman Başvurulmalı?
Başvuru zamanıyla ilgili en önemli nokta sorunları halının altına süpürmeden, biriktirmeden ve geç kalmadan yardım arayışına girmektir. Bu nedenle, ilişki içerisinde sıklıkla tekrar edilen gündemler olduğunda ve bu gündemler ilişkinin kalitesini negatif yönlü etkilemeye başladığında mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır. Gündemleri değiştirememek ve ilişki üzerindeki etkisini azaltamamak çiftler arasındaki duygusal ve fiziksel yakınlığı da olumsuz etkilemektedir. Böylece, sorunların çözümünden her geçen gün bir adım daha uzaklaşılmaktadır. Dolayısıyla buradaki kilit noktanın zamanlama olduğu unutulmamalıdır.
Çift Terapisinde Ne Konuşulur?
Çiftleri terapiye getiren sebepler hem güncel hem de geçmişte yaşanan durumlarla ilgili olabilir. Bu nedenle çift terapisinde yaşanılan problemler mutlaka konuşulmaktadır. Problemler konuşulurken dikkat edilmesi gereken husus görüşmede yer alan her iki bireyin de kendisini anlaşılmış, güvende ve rahatlıkla ifade ettiğinden emin olmaktır. Çift terapisinde genellikle yaşanılan sorunlar üzerine konuşulmaktadır ancak sorun üzerinde durmak çözüm için yeterli olmamaktadır. En önemli çözüm yolu çiftlerin karşılıklı anlayış ve empatiye sahip olmalarıdır. Bu nedenle, sorun üzerinde konuşurken ve çalışılırken duyguların ön planda tutulması gerektiği unutulmamalıdır. Yaşanılan sorunun ne hissettirdiği ve bu hisler sonucunda hangi davranışlara yol açtığı, sorundan daha önemlidir. Dolayısıyla, çift seanslarında problemler, düşünceler, duygular ve davranışlar üzerinde konuşulmaktadır.
Evliliklerde Çift Terapisi Almak Neyi Değiştirir?
Evliliklerde çift terapisi başvurusu hem problem yaşanıldığında hem de ilişkiyi daha kaliteli hale getirmeye çalışıldığında olmaktadır. Bu nedenle çift terapisi, problemlerin çözümü için yeni bir yol oluşturmakla birlikte çiftlerin bireysel farkındalıklarının artmasını, kendilerini ve ilişkiyi tanımalarını, iletişimin güçlendirilmesini ve gerekli olan noktalarda yeni iletişim tarzlarının benimsenmesini sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Toksik ilişki, sağlıklı olmayan ilişki türlerinden biridir. Bu ilişki türünde kişiler psikolojik, fiziksel ve duygusal olarak zarar görmekle birlikte manipülasyona, şiddete, küçümseme ve aşağılamaya, kontrol edilmeye, aşırı kıskançlığa maruz kalabilmektedir.
Çiftler arasında iletişimi engelleyen ve iletişimin neredeyse tamamen sonlanmasına sebep olan birkaç durum vardır. Eşlerin aşağılayıcı ve küçümseyici tutumları, eleştirel ve yargılayıcı yaklaşım tarzı, öfke kontrolünde zorlanma ve öfke patlamaları, geçmişten gelen problemlerin çözümlenmemesi ve sürekli gündem maddesi haline gelmesi, baskın ve otoriter veya geri çekilen, sessizleşen bir tutum benimseme iletişimi etkileyen faktörler arasındadır.
Çift terapisi evliliğin sürdürülmesi için etkili olabilir ancak terapiye gelen çiftlerin terapiye yönelik tutumu, çiftlerin birbirlerine yönelik düşünce, duygu ve davranışları, terapi hedeflerinde uzlaşma ve ilişki içerisindeki değişime yönelik tutumları belirleyici faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sessiz evlilik, çiftlerin birlikte yaşamaya devam ettiği ancak duygusal birlikteliğin olmadığı evlilik türüdür. Bu evliliğin içerisinde tartışma olmayabilir ve çiftler birbirinden kopmuş olabilirler. Bir aradayken iletişim ciddi şekilde azalmış veya tamamen bitmiş olabilir.
Çiftlerden biri veya her ikisinin de duyguları belirleyici faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Evliliğin içerisinde yalnız hissetme, eşinden izole bir şekilde yaşama, ortak yapılan aktivitelerin bulunmaması, iletişimin azalması veya sonlanması ve tatminsizlik mutsuz bir evliliğe işaret ediyor olabilir.
Eşler arasındaki soğukluk, çiftlerden biri veya her ikisinin birbirinden uzaklaşması sonucunda oluşmakla birlikte problemlerin çözülmemesi, yaşanılan problemlerin her geçen gün artması ve özellikle karşılıklı ihtiyaç ve isteklerin karşılanmaması sonucunda oluşabilir.
Çift terapisine sadece problem yaşayan çiftler başvurmamaktadır. Çift terapisine evliliğini daha kaliteli yaşamak isteyen, hayatlarında köklü değişimler olan (çocuk sahibi olan, taşınan vb.), travma yaşayan ve evlilik öncesinde danışmanlık almak isteyen çiftler başvuru yapabilmektedir.
Çift terapisinde ilk görüşmede her iki eş için ayrı ayrı bireysel seans planlaması yapılmaktadır. İlk görüşmede terapist ve danışan tanışmaktadır. Gizlilik ve terapi sürecine dair bilgilendirme yapılmaktadır. Kişinin kısa bir şekilde, geçmiş yaşantısıyla ilgili bilgiler toplandıktan sonra ilişkiye dair sorular sorulmaktadır. Çiftin nasıl tanıştığı, birlikte ne kadar ve nasıl vakit geçirdikleri, birliktelikleri boyunca kırılma noktalarının olup olmadığı (çocuk sahibi olmak, bir yakının vefatı, aldatma vb.), ilişki içerisinde kendilerini nasıl ifade ettikleri, ilişkide problem olduğunda nasıl başa çıktıkları ve çift terapisine gelmelerindeki hedefleri hakkında konuşulmaktadır.
Çift terapistinin soruları şöyle sıralanabilmektedir:
Nerede ve nasıl tanıştınız? Ne kadar süredir birliktesiniz? Terapiye başvuru sebepleriniz nelerdir? Kendinizi bu ilişki içerisinde nasıl hissediyorsunuz? Kendinizi partnerinize nasıl ifade edersiniz? Partnerinizde sevdiğiniz/sevmediğiniz özellikler nelerdir? İlişki içerisindeki ihtiyaçlarınız nelerdir ve nasıl karşılanmasını istersiniz? Çift terapisinden beklentileriniz nelerdir?
Çift terapisinde kullanılan teknik ve yaklaşımlar terapistin kullandığı yönteme göre farklılık göstermektedir. Yaygın olarak kullanılan yaklaşımlar Bilişsel Davranışçı Çift Terapisi, Duygu Odaklı Çift Terapisi, Gottman Çift Terapisi ve Şema Terapi Temelli Çift Terapisi.
Çift terapisinin süresi yaşanılan probleme ve çiftlerin terapiye zihinsel ve duygusal olarak sağladığı katkıya bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.
Sağlıklı ilişki, fiziksel ve duygusal ihtiyaçların karşılandığı ilişkidir. Bu ilişkiyi oluşturmak ve sürdürmek için aktif bir çaba gerekmektedir. Birlikte kaliteli vakit geçirmek, sorumluluklar konusunda aktif ve yardım eden bir tutum geliştirmek, partnerin sevgi dilini öğrenmek, karşılıklı güven oluşturmak ve sürdürmek, iletişimi sağlayabilmek, problemlerin çözümünde aktif rol almak gerekmektedir.